1 Haziran 2026 itibariyle yürürlüğe giren yeni ICC Kuralları kapsamında yazılı iletişimin yöntemi ve gizlilik bakımından önemli değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler, ICC tahkiminde esasa ilişkin köklü bir dönüşüm yaratmaktan ziyade, yıllar içinde yerleşen uygulamaları kural metnine yansıtarak yargılamaların daha dijital, daha esnek ve daha öngörülebilir şekilde yürütülmesini amaçlıyor.
Tüm Yazışmalar Kural Olarak Elektronik Ortamda Yapılacak
Madde 3’te yapılan değişiklikle, Sekretarya ile yapılacak yazışmaların e-posta veya gönderim kaydı oluşturan diğer elektronik iletişim araçlarıyla yürütülmesi esas haline geldi.
Tahkim Talebi (Request for Arbitration), Cevap (Answer) ve Davaya Dahil Etme Taleplerinin (Request for Joinder) de bu kapsamda elektronik olarak sunulacağı açıkça düzenlendi. Buna göre, tarafların iadeli taahhütlü posta, taahhütlü posta veya kurye yoluyla iletim talep etmesi ya da elektronik gönderimin mümkün olmaması hâlleri dışında basılı nüsha sunulması gerekmeyecek.
Böylece özellikle salgın sonrası dönemde fiilen standart hâline gelen elektronik işleyiş, açık biçimde kurallar metnine yansıtılmış oluyor. Bunun sonucunda, elektronik iletişimin gönderildiğine dair kayıt oluşturması, teknik bir şart olmanın ötesinde, sürelerin başlangıcının tespiti bakımından da önem kazanıyor.
2026 ICC Kuralları’nda iletişim (communication) kavramının tebligatı (notification) da kapsadığının belirtilmesi, yazışma ve tebligat rejiminin aynı dijital çerçevede ele alındığını gösteriyor. ICC Case Connect gibi dijital dosya yönetim araçları da bu yeni yaklaşımı destekliyor.
Hakemlerin Gizlilik Yükümlülüğü Açıkça Düzenleniyor
ICC Kuralları md.12/8 hükmü ile hakemlerin tahkime ilişkin tüm hususları gizli tutmakla yükümlü olduğu ve bu yükümlülüğün istisnaları kurallar metninde açıkça düzenleniyor. Buna göre bilginin kamuya açık olması, tarafların aksini kararlaştırması, uygulanacak hukukun açıklamayı gerektirmesi veya bir hukuki hakkın korunması ya da açıklama yükümlülüklerine uyulması için açıklamanın gerekli olması halleri gizlilik yükümlülüğünün istisnası kabul edilecek.
2021 ICC Kuralları’nda hakemler bakımından bu kapsamda açık bir hüküm bulunmadığından, yeni düzenleme ICC tahkiminde zaten beklenen gizlilik standardını kural düzeyine taşıyor. Taraflar bakımından ise genel bir gizlilik yükümlülüğü getirilmiyor. ICC tarafından bu tercihin nedeninin tahkimin oldukça farklı nitelikteki uyuşmazlıkları kapsaması olduğu ifade ediliyor. Bu nedenle kurallar, taraflara doğrudan genel bir gizlilik yükümlülüğü yüklemek yerine, gizlilik rejiminin taraflarca sözleşmesel veya usulî düzenlemelerle belirlenmesine imkân tanıyor.
Bu kapsamda, gizlilik beklentisi olan taraflar bakımından bu hususun tahkim şartında, ana sözleşmede veya yargılama sırasında düzenlenecek ilk usulî talimatta (Procedural Order No. 1) açıkça düzenlenmesi önem taşıyor. Ayrıca kişisel, hassas, ticari veya gizli bilgilerin korunması için uygun güvenlik protokollerinin belirlenmesi ve uygulanacak veri koruma kurallarının dikkate alınması gerekecek.
Divan üyeleri ve Sekretarya bakımından hâlihazırda geçerli olan gizlilik yükümlülüğü ise korunuyor.
Pratik Yansımalar
2026 ICC Kuralları ile yazılı iletişim ve gizlilik bakımından getirilen değişiklikler, ICC tahkim pratiği ile kuralları uyumlu hale getirirken taraflar ve vekilleri açısından da pratik sonuçlar doğuruyor.
Elektronik iletişim artık varsayılan iletişim yöntemi hâline geldiğinden, tarafların elektronik gönderim kayıtlarını saklaması ve dijital dosya yönetimine uygun hareket etmesi gerekecek.
Divan ve Sekretarya’nın çalışmalarına ilişkin gizlilik yükümlülüğü ise varlığını sürdürüyor ve Sekretarya ile hakem kurulu arasındaki yazışmaları da açıkça kapsayacak biçimde yeniden düzenleniyor. Buna karşın, gizlilik taraflar bakımından kendiliğinden doğan genel bir yükümlülük olmadığından, gizlilik beklentisi bulunan tarafların bu hususu sözleşmesel ve usuli metinlerde açıkça düzenlemesi oldukça önemli.