Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 8 Mayıs 2026 tarihli ve E.2021/8, K.2026/1 sayılı kararıyla, hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan bir talebin kısmen ıslah yoluyla davaya dahil edilip edilemeyeceği konusunda daireler arasında ortaya çıkan görüş ayrılığını giderdi.
Kararda, dava dilekçesinin yargılamanın kapsamını ve uyuşmazlığın sınırlarını belirleyen temel usul işlemi olduğu, bu nedenle davacının talep sonucunu dava dilekçesinde açıkça göstermesinin zorunlu bulunduğu vurgulandı. Kurul, kısmi ıslahın mevcut bir usul işleminin düzeltilmesine veya dava dilekçesinde yer alan bir talebin artırılması ya da genişletilmesine hizmet ettiğini; buna karşılık, daha önce dava konusu yapılmamış yeni bir talebin ıslah yoluyla ileri sürülmesinin kısmi ıslah kurumunun amacını aşarak fiilen ek dava açılması sonucunu doğuracağını belirtti.
Ayrıca, ön inceleme aşamasının uyuşmazlık konularını ve tahkikatın sınırlarını belirleyen önemli bir yargılama aşaması olduğuna dikkat çekildi. Kurul, tarafların delillerini sunma, tanıklarını gösterme ve bilirkişi incelemesi talep etme gibi usul işlemlerini ön incelemede belirlenen uyuşmazlık konularına göre şekillendirdiğini; bu aşamadan sonra ıslah yoluyla yeni bir talep eklenmesinin yargılamayı baştan aşağı değiştirebileceğini ve gereksiz şekilde uzatarak makul sürede yargılanma hakkı ile usul ekonomisi ilkesi bakımından sakıncalı sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Bu kapsamda dava dilekçesinde yer almayan bir talebin kısmen ıslah yoluyla davaya dahil edilemeyeceğine oyçokluğuyla karar verildi.
Kararın tam metnine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.